Genç Kızlarda Anormal Kanamalar - Juvenil Kanama

Genç Kızlarda Anormal Kanamalar - Juvenil Kanama


Genç kızlarda ergenlik döneminde ilk görülen adet kanamasına menarş denmektedir. Ergenlik - adolesan döneminin başlarında adet düzensizliği ve anormal adet kanaması sık karşılaşılan durumdur ve nedeni genellikle yumurtalıkların düzgün çalışmamasına ve yumurtlamanın olmamasına bağlıdır.Zaman geçtikçe beyin , yumurtalıklar ve rahim arasındaki iletişim daha da olgunlaşır ve yumurtalıklar beyinden gelen uyarılara daha düzgün cevap vermeye başlar bu şekilde yumurtalıklardan yumurtlama ve progesteron hormonunun salgılanmasıyla adetler düzene girmeye , aşırı düzensiz kanamalar kesilmeye başlar.

Ayırıcı Tanı:

  • Polikistik over sendromu
  • Corpus luteum yetmezliği
  • Persiste corpus luteum
  • Kanama ve pıhtılaşma sistemine ait hastalıklar
  • Hormonal bozukluklar (hipotiroidi.....)

 

 Tanı:

Jinekolojik ve medikal öykü

  • Pelvik muayene
  • Ultrasonografi
  • Laboratuar Testleri

o        Kan sayımı

o        Koagülasyon testleri

o        Hormonal değerlendirme

 

  • Persiste ve şüphelenilen vakalarda histeroskopi, endometrial biopsi gibi ileri düzey tetkik ve incelemeler de yapılabilir.

 Tedavi:

 

Öncelikle altta yapan başka bir nedenin olup olmadığı araştırılmalıdır , bu amaçla genellikle ultrason kullanılarak rahim , yumurtalıklar ve batın içi organlar değerlendirilir, gerekirse hormon tahlilleri yapılır.Genellikle bu dönemdeki kanamalar doğum kontrol hapları ile kontrol altına alınmaktadır ancakdoğum kontrol hapları da dikkatli kullanılmalı yüksek doz hormon verileceği için hasta yan etkileri konusunda bilgilendirilmelidir.

 

Kadında Ergenlik Dönemi, Puberte Ve Cinsel Gelişim

 

Ergenlik dönemi 9-13  yaşlarında başlayıp yirmili yılların başlangıcına kadar süren, hızlı bedensel, ruhsal, sosyal değişiklikleri içeren dönemin genel adıdır. Ergenlik dönemi kısaca çocukluktan genç kızlığa geçiş dönemidir .

Ergenlikte genç kızlarda öncelikle göğüsler belirginleşir (Telarş), sonra cinsel bölgelerde kıllanmalar oluşur (Pubarş), en sonda da adet görülmeye başlanır
(Menarş).

İkinci seksüel karakterlerde memeler çeşitli evrelerden geçerek normal görünümüne, fonksiyonunu yaparak olgunluk dönemine gelir. Olgunlaşma döneminin saptanmasında meme büyüklüğü veya biçimi gösterge oluşturmaz. Çünkü kişinin genetik ve beslenme durumları bu parametreleri etkiler. Memelerin gelişiminde başta yumurtalıktan salgılanan östrojen olmak üzere, birkaç hormon etkilidir. Çocukluk döneminde meme ucunun altında bulunan çok sayıda meme kanalı, püberte öncesi yıllarda giderek gelişir ve dallanır. Püberte sonunda bu hormonların etkisiyle tam olgunluğa erişir.

Pubis kıllanması da çeşitli evrelerden geçerek erişkin tipine gelir. Normal kız çocuklarında bu evrelerin başladığı yaş ve süreler çok değişkendir. Pubis ve aksilla (koltukaltı) kıllanması da başlıca adrenallerden (böbreküstü bezi) salgılanan androjenlerin etkisindedir.


Memelerin büyüyüp olgunlaşması ve kıllanmanın başlamasıyla beraber genital organların da (cinsel organlar) gelişmesi başlar. Bu gelişme kız çocuğunda östrojen etkisiyle olur ve periyodik kanama (menarş, adet) başlar. İlk adet kanaması normal genital gelişimin en iyi kanıtıdır.


Memelerin gelişimi pübertenin ilk dış belirtisidir. Pubis kıllanması belirmeden meme olgunlaşmasının tamamlanması sözkonusu olmayacağı gibi, pubis kıllanmasının tamamlanması meme gelişimi başlamadan olası değildir.

Göğüslerin Belirginleşmesi (Telarj)


Ergenlik kızların çoğunda  göğüslerin büyümesi ile başlar. Göğüslerin büyüdüğünü genelde meme uçlarının birisinin veya her ikisinin üzerinde küçük ve hassas bir kabarıklık (tomurcuk) meydana gelmesi ile fark edilir. Bu kabarıklık birkaç yıl içinde giderek büyüyecektir.

Başlangıçta bir göğüs diğerinden daha büyük olabilir ve bu durum bazen göğüsler son şeklini alıncaya kadar sürebilir.

Kılların Oluşumu (Pubarş)


Ergenlikle birlikte genital bölgede kılların ortaya çıkmasına Pubarş denmektedir.Bu kıllar önceleri incedir daha sonra  zaman içinde kalınlaşmaya başlayacaklardır.

İlk Menstürasyon (İlk adet görme, menarş)

İlk adet görme veya tıbbi literatürdeki adıyla "menarş", kız çocuklarının puberte gelişimi sırasında üreme çağına geçişin bir işareti olarak kabul edilir.
Kızların çoğu 9-16 yaşları arasındayken ilk adet kanamasını yaşarlar.
Adet kanamasına eş anlamlı olarak "mens", "menstruasyon", "ay hali" veya "regl" denilebilmektedir.

Görülen ilk adet kanamasına ise "menarş" denir.

Menarş, yani ilk adet kanaması 11-15 yaşlar arası herhangi bir zamanda, ortalama olarak 12.5 yaşında ortaya çıkar.
İlk adet kanamasının ortaya çıktığı yaş kalıtsal özelliklerden etkilenir. Dünya genelinde yüzyıl öncesine göre ilk adet kanaması yaşı yaklaşık 4 yıl geri gelmiş durumdadır.

İlk adet kanamaları genellikle yalnızca östrojen hormonu etkisinde ortaya çıkan sıklıkla düzensiz kanamalardır. Yumurtlama henüz devreye girmediğinden kız çocuğu adet kanamasını beklenmedik zamanlarda görebilir.
İlk adet kanamasından ortalama 2 yıl sonra yumurtlama olayı da devreye girer ve adet kanamaları düzenli hale gelirler.
Hızlı boy uzaması genellikle ilk adet kamasından sonra yavaşlamaya başlar.
Özetlenecek olursa, kız çocuğunda meme dokusunun gelişmeye başlamasıyla puberte başlamış olarak kabul edilir. Puberte çağının ilk belirtileri bazı kız çocuklarında yapısal özelliklere bağlı olarak 13-14 yaşına kadar gecikebilir.

ADET DÖNGÜSÜ NASIL OLUŞUR?

Ergenlik döneminde beyinden gelen uyarılar, yumurtalıklardan östrojen ve progesteron adı verilen hormonların salınmasını sağlar. Adet döngüsü bu hormonlar tarafından düzenlenir. Kız çocukları doğduğunda yumurtalıklarında 400.000 civarında yumurta vardır. Doğumdan ergenlik dönemine dek geçen süre içinde yumurtaların bir kısmı dejenere olur. Ergenlik ile birlikte her ay bir yumurta olgunlaşarak atılır. İlk adet kanamasına menarş denir. Adet kanaması 9-16 yaşları arasında başlar.
1-14 Gün:Bu günler döngünün östrojen fazı olarak da adlandırılır. Adet kanamasının başladığı ilk gün östrojen en düşük düzeydedir. Hipofiz bezine gönderilen sinyaller ile FSH adı verilen hormon salınır, bu hormon yumurtalıklardan östrojen üretimini uyarır.

1. Gün: Adet kanaması başlar. Miktarı önemli olmamakla birlikte kanamanın başladığı ilk gün döngünün 1. günü olarak sayılır. Kanama genellikle 28 günde bir görülür. Bu dönemde yumurtalıklardan salınan yumurta döllenmediği takdirde rahmin iç tabakası ile beraber atılır. Adet kanamasının başladığı ilk gün sancılı geçebilir.
2 - 5. Gün: Kanama giderek azalır.
6. Gün: Kanama durur, bu arada yumurtalıklarda folikül adı verilen kese içinde bulunan yumurta büyümeye devam eder.
7-12. Gün: Yumurtayı içinde bulunduran kesecik büyür ve östrojen üretimi devam eder. Rahmin iç tabakası giderek kalınlaşır.
13-14. Gün: Ovulasyon (yumurtlama), olgunluğa erişen yumurtanın yumurtalıklardan salınmasıdır. Bu dönemde cinseli lişkide bulunulursa gebelik gerçekleşebilir. Ovulasyonun (yumurtlamanın) gerçekleştiği günlerde karnın alt kısmında ve kasıklarda hafif ağrı olabilir. Çok az kanamanın da görülebildiği bugünlerde vücut ısısı artar.
15-28. Gün: Adet siklusunun ikinci yarısında yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon salınır. Progesteronun etkisi ile rahmin iç tabakası kalınlaşarak gebeliğe hazırlanır.
15-18. Gün: Yumurtalıklardan salınan yumurta tüpler aracılığı ile rahme gelir. Bu arada östrojen düzeyi düşmeye başlar ve yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon salınır.
19-20. Gün: Rahim gebeliğe hazırdır. Progesteron endometrium adı verilen rahmin iç tabakasının kalınlığını arttırır. Premenstrual sendroma da ( adet öncesi gerginlik sendromu ) neden olan bu hormon duygusal değişikliklere ve ciltte bozukluklara yol açar.
21-28. Gün: Progesteron ve östrojen yüksekliği devam eder. Bunlar göğüslerde ağrı ve hassasiyete, vücutta su toplanmasına ve belli gıdalara karşı aşırı istek duyulmasına neden olur. Tuzlu gıdalar yenildiğinde vücutta şişlik artar. Yumurta döllenmediği zaman gebelik oluşmaz, progesteron ve östrojen düzeyi düşer ve adet kanaması başlar.


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !